3. Bölüm (Kurtarmak)

**Gölge Safir’in Parolası – Bölüm 3
Mavi Kürenin Sırrı**
Duvar tamamen açıldığında Ajan Çınar ve Ajan Zeynep’in gözleri şaşkınlıktan büyüdü.
Ortada parlayan mavi bir enerji küresi vardı.
Ve kürenin yanında, metal bağlarla yere zincirlenmiş biri duruyordu:
Mina.
Sesi zayıftı ama umut doluydu.
“Çınar… Zeynep… geldiniz.”
Zeynep hızla yanına koştu ama birden durdu — yerde kırmızı lazer tuzakları vardı. Bir adım bile yanlış atsalar, oda saniyeler içinde kapanırdı.
Tam o sırada, laboratuvarın hoparlörlerinden Gölge Safir’in sesi duyuldu:
“Ah, Mina’yı buldunuz.
Ama bir hata yaptınız…
Onu almadan önce parolayı çözmeniz gerekiyor.”
Mavi küre yavaşça dönüyor, içinde holografik semboller parlıyordu.
Bu sembollerin bir sırası vardı — ama yanlış bir sembole dokunmak tüm odayı havaya uçurabilirdi.

Mina’nın Uyarısı
Mina, bağlarından dolayı kıpırdayamıyordu ama konuşabiliyordu.
“Dinleyin… Gölge Safir beni buraya getirdiğinde küreyi çözmeye çalışıyordu.
Parola yedi sembolden oluşuyor…
Ama her sembol bir elementle eşleşiyor.”
Zeynep hızlıca baktı:
Kürede:
Ateş sembolü
Su sembolü
Toprak sembolü
Hava sembolü
Işık sembolü
Karanlık sembolü
Yıldız sembolü
parlıyordu.
Mina devam etti:
“Doğru sırayı bulabilirseniz kilit açılır.”
Çınar düşünmeye başladı.
Her element Dünya Yıldızı’nın takımı için anlam taşıyordu.
Bu, bir şifre değil…
Bir hatıra testiydi.

Gölge Safir’in Geri Dönüşü
Hologram bir anda tekrar açıldı.
Gölge Safir bu kez daha net görünüyordu.
Sanki birdenbire daha güçlü olmuştu.
“Merak ediyorum… Eski takımın anılarını hatırlayabilecek misiniz?”
Sinirli bir tonda devam etti:
“Parola… Dünya Yıldızı’nın geçmişindeki savaşların sırasına göre.”
Çınar’ın gözleri parladı.
“Zeynep! Dünya Yıldızı’nın yedi büyük savaşında elementlerin sırası vardı! Ateşle başladı, yıldızla bitmişti!”
Zeynep hemen dizilimi hatırladı:
Ateş
Su
Toprak
Hava
Işık
Karanlık
Yıldız
Ama yanlış yaparlarsa… sonuç ölüm olacaktı.

Zaman Daralıyor
Bir anda odanın tavanında kırmızı bir sayaç belirdi:
30 SANİYE
Zaman çok hızlı akıyordu.
Zeynep kürenin yanına geçti.
Eli titriyordu.
Çınar yanında durdu:
“Hadi… doğru sırayı biliyoruz.”
30… 29… 28…
Zeynep ilk sembole dokundu: Ateş.
Küre kısa bir süre sarsıldı…
Sonra yeşil ışık yandı.
Doğruydu.
25… 24… 23…
İkinci sembol: Su.
Küre soğuk bir nefes gibi üfledi.
Bir doğru daha.
20… 19… 18…
Toprak… doğru.
Hava… doğru.
Ama tam Işık sembolüne dokunacakken…
Küre aniden “UYARI: GÜVENLİK DEĞİŞİKLİĞİ” ışığı verdi.
Çınar bağırdı:
“Zeynep! Sakın dokunma!”

Şüphe
Gölge Safir kahkaha attı:
“Her şeyi bu kadar kolay mı sandınız?
Ben de boş durmadım.
Sıralamanın iki adımını değiştirdim.”
Zeynep şaşkına döndü:
“Hangi ikisini değiştirdin?”
Gölge Safir:
“Tahmin edin bakalım.”
Sayaç hızlandı:
10 SANİYE
Mina bağırdı:
“Çınar! Zeynep! Elementlerin enerjisini hissedin! Küre tepki veriyor!”
Zeynep gözlerini kapattı, elini sembollerin üzerinde gezdirdi.
Işık mı?
Karanlık mı?
Küre bir sembolde hafifçe titredi.
O sembol… Karanlık’tı.

Doğru Hamle
Çınar:
“Zeynep! Beşinci sembol Karanlık!”
Zeynep hızla dokundu.
Küre mavi parladı:
DOĞRU.
Geriye iki sembol kaldı:
Işık ve Yıldız.
Sayaç:
3… 2…
Çınar bağırdı:
“Işıktan sonra Yıldız! Hadi!”
Zeynep sembole dokundu.
1…
Işık — doğru.
Yıldız — doğru.

Kilit Açılıyor
Oda bir anda beyaza kesildi.
Küreden ince bir mavi ışık Mina’nın zincirlerine doğru süzüldü.
Tıslama sesi…
Zincirler çözüldü.
Mina yere düşmeden Zeynep onu tuttu.
Kapılar açıldı.
Gölge Safir’in hologramı çılgına dönmüştü:
“Bu imkânsız! Parolayı kimse çözemezdi!
Ama… oyun daha bitmedi, ajanlar.”
Hologram yok oldu.
Ajan Çınar, Zeynep ve Mina… artık özgürdü.
Ama Gökyüzü Hapishanesi’nin içindeki tüm sistemler bir anda kendini imha moduna aldı.
Sirenler çalmaya başladı.
Ve dev hapishane düşmeye başlamıştı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir